Exhibition – Sergiler

Melis Arslan’ın sergiler sayfası için hazırlanan, Selçuklu geometrileri, altın el motifi ve kadın figürlerini bir araya getiren çağdaş sanat kapak görseli.

World Around Me Virtual Exhibition

World Around Me
Uluslararası Çevrim İçi Karma Sergi, 2026

Melis Arslan, farklı coğrafyalardan sanatçıları bir araya getiren World Around Me başlıklı uluslararası çevrim içi karma sergide yer aldı. Sergi; kişisel çevremizi, gündelik deneyimlerimizi, yaşadığımız mekânları ve dünyayı algılama biçimlerimizi şekillendiren ilişkileri farklı sanatçı perspektifleri üzerinden ele alıyor. https://www.opencallforartists.com/world-around-me-exhibition

International Online Group Exhibition
2026

World Around Me is an international online group exhibition exploring how people, places, objects, personal experiences, and often-overlooked moments of everyday life shape the ways in which we see and understand the world.

Presented across a series of distinct virtual exhibition spaces, the project brings together perspectives ranging from intimate surroundings and personal memory to broader observations of society, culture, nature, and contemporary life. The exhibition reveals how differently individuals can experience the same world and invites viewers to look more closely at the environments they inhabit, the moments they may overlook, and the visible and invisible connections that influence their lives.

Melis Arslan’s contribution reflects her continuing exploration of personal and collective memory, cultural symbolism, Anatolian heritage, and the contemporary human experience. Drawing upon the visual language of Anatolian civilizations, Arslan reinterprets historical symbols through a contemporary and multidisciplinary artistic practice.

The exhibition also features works by Luka Papashvili, Frankie Frieri, Sarah Afzal, Adam Sumner, Victoria Grosbois, Oscar Cervantes Zubia, Sachiko Tanaka, Ana-Maria Panaitescu, Miguel Raymond, Ophear Art, Anna Boenschen, Lise Bjerkan, Keren Tevet, Angles Morts, Donghyuk Choi, Anand Manchiraju, Melissa Graham, Joyce Alves de Souza, Oksana Polniak, Manuela Blank, Feng Zhao, and Deshon Washington.

Exhibition format: Online group exhibition
Year: 2026
Participating artist: Melis Arslan


Limon Kolonyası
Karma Sergi — Balat, İstanbul
Limon Kolonyası, gündelik yaşamda misafirperverlik, temas, korunma ve arınmayla ilişkilendirilen ritüelleri çağdaş sanatın diliyle yeniden ele alan bir karma sergidir. Melis Arslan sergide, kurşun dökme ritüelinden hareketle ürettiği Temastan Sonra adlı yerleştirmesiyle yer aldı.

Limon Kolonyası

Karma Sergi — Balat, İstanbul 23.01.2026

Limon Kolonyası, gündelik yaşamda misafirperverlik, temas, korunma ve arınmayla ilişkilendirilen ritüelleri çağdaş sanatın diliyle yeniden ele alan bir karma sergidir. Melis Arslan sergide, kurşun dökme ritüelinden hareketle ürettiği Temastan Sonra adlı yerleştirmesiyle yer aldı.

Limon Kolonyası

Karma Sergi
Balat, İstanbul

Limon Kolonyası, gündelik hayatın tanıdık jestlerini, korunma ritüellerini ve bedensel hafızayı çağdaş sanat üzerinden yeniden düşünmeye açan bir karma sergidir. Serginin adı, Türkiye’de eve girişten misafir karşılamaya, hastalık ve temas sonrasından vedalaşmaya kadar farklı eşiklerde kullanılan limon kolonyasına gönderme yapar.

Kolonya burada yalnızca ferahlık veya temizlik sağlayan bir nesne değildir. Temas ile mesafe, yabancılık ile yakınlık, korunma ile misafirperverlik arasında gerçekleşen sembolik bir eşik hareketine dönüşür.

Melis Arslan sergiye Temastan Sonra adlı yerleştirmesiyle katıldı. Eser, Anadolu’da korku, nazar ve görünmeyen tehditlere karşı uygulanan kurşun dökme ritüelinden hareket eder. Kurşun, suyla temas ettiği anda rastlantısal ve okunmaya açık biçimler oluşturur. Geleneksel uygulamada bu şekiller korkunun, nazarın ya da kişinin yaşadığı olayların izleri olarak yorumlanır.

Sanatçı ise ritüeli gerçekleştirirken yorumlama eylemini bilinçli olarak askıya alır. Oluşan kurşun parçaları herhangi bir anlamla sabitlenmeden, emaye bir kap içerisinde epoksiyle dondurulur. Böylece ritüelin sonucunda ortaya çıkan biçimler bir kehanetin ya da teşhisin göstergesi olmaktan çıkar; temasın ardından geride kalan, fakat kesin olarak açıklanamayan maddi izlere dönüşür.

Eserde limon kolonyası arındırıcı bir çözüm değil, bir eşik jestidir. Temas gerçekleşmiştir; ancak yaşanan şeyin etkisi, anlamı ve izi tamamen silinmemiştir.

Sergilenen eser: Temastan Sonra
Malzeme: Kurşun, su, emaye kap, epoksi ve mekâna özgü duvar uygulaması
Ölçü: Değişken; emaye kap Ø 28 cm
Sanatçı: Melis Arslan

  • Melis Arslan
  • Melis Arslan

Temastan Sonra, kurşun dökme ritüelini gerçekleştirir fakat ortaya çıkan biçimleri yorumlamayı reddeder. Kurşun parçaları emaye kap içinde sabitlenerek korkunun, nazarın veya geçmişin işaretleri olmaktan çıkar; temas sonrasında kalan, anlamı belirsiz maddi izlere dönüşür.

Sergiden bir görünüm:
Melis Arslan’ın Karatay’ın Kutsal Avuçları adlı tekstil çalışmaları, sergi mekânında izleyiciyle buluşurken; beden, hafıza ve semboller üzerinden kurulan anlatı farklı kültürlerden ziyaretçilerle diyaloğa açılıyor.

15–20 Aralık 2025

The Lost Memory II — Kayıp Hafıza II

Uluslararası Karma Sergi
Awita New York Studio, Williamsburg, Brooklyn
15–20 Aralık 2025
New York, ABD

Kayıp Hafıza II, farklı coğrafyalardan sanatçıları bellek, kimlik, geçmişle kurulan ilişki ve kültürel izler etrafında bir araya getiren uluslararası bir karma sergi olarak Brooklyn’deki Awita New York Studio’da izleyiciyle buluştu. Sergiye ilişkin organizasyon paylaşımlarında gösterim tarihleri ağırlıklı olarak 15–20 Aralık 2025 şeklinde belirtilmektedir. 

Williamsburg’da yer alan Awita New York Studio; sergiler, sanatçı buluşmaları ve uluslararası iş birlikleri aracılığıyla farklı kültürel ve sanatsal pratikler arasında diyalog kurmayı amaçlayan bağımsız bir galeri ve yaratıcı alandır. Yerel ve uluslararası sanatçılara görünürlük kazandırmayı hedefleyen mekân, sanatçı odaklı ve topluluk temelli yapısıyla New York’taki bağımsız sanat üretimine alan açmaktadır. 

Melis Arslan sergide, Karatay’ın Kutsal Avuçları / Sacred Palms of Karatay başlıklı iki parçalı tekstil çalışmasıyla yer aldı. Sağ ve sol eli karşılıklı bir bütünlük içinde ele alan eserler; avuç içi çizgilerini, kader ve hafıza kavramlarını, Selçuklu görsel kültüründen gelen Karatay figürlerini ve altın renginin tılsımsal çağrışımlarını bir araya getirir.

Kadife, organze, keçe ve tekstil katmanlarıyla oluşturulan eller, yalnızca bedensel uzuvlar olarak değil; geçmişi taşıyan, temas kuran, koruyan ve aktaran hafıza yüzeyleri olarak belirir. Birbirini tamamlayan sağ ve sol el, bireysel kader ile kolektif bellek arasında simgesel bir ayna oluşturur.

New York’ta sergilenen bu ikili çalışma, Anadolu’nun tarihsel sembollerini çağdaş tekstil diliyle yeniden yorumlayarak farklı kültürler arasında görsel bir geçiş alanı kurar. Karatay Kızı figürü ve avuç içinde biriken işaretler, belleğin yalnızca zihinde değil; bedende, dokuda ve kuşaklar arasında aktarılan sembollerde de varlığını sürdürdüğünü hatırlatır.

Sergi bilgileri

Sergi: The Lost Memory II / Kayıp Hafıza II
Sergi türü: Uluslararası karma sergi
Sanatçı: Melis Arslan
Sergilenen seri: Karatay’ın Kutsal Avuçları / Sacred Palms of Karatay
Mekân: Awita New York Studio / Gallery
Adres: 274 S Second Street, Williamsburg, Brooklyn, NY 11211, USA
Tarih: 15–20 Aralık 2025
Şehir: New York, ABD

Sergiler ana sayfası için kısa metin

The Lost Memory II

Awita New York Studio, Brooklyn — Aralık 2025

Melis Arslan, Brooklyn’deki Awita New York Studio’da gerçekleştirilen The Lost Memory II / Kayıp Hafıza IIuluslararası karma sergisine, Karatay’ın Kutsal Avuçları başlıklı iki parçalı tekstil çalışmasıyla katıldı. Sağ ve sol el imgeleri üzerinden beden, kader ve kolektif hafızayı ele alan eserler; Selçuklu sembollerini çağdaş tekstil teknikleriyle New York izleyicisiyle buluşturdu.

Tarih notu: Bazı katılımcı afişlerinde sergi tarihleri 15–22 Aralık, daha önce paylaştığın tanıtım bilgilerinde ise 15–25 Aralık 2025 olarak da geçiyor. Web sitesinde elindeki özgün sergi afişinde yazan tarihi kullanmak en güvenilir tercih olur. 


Sanatta Hayat Var II. Karma Sergi

7–19 Ekim 2025
Ortaköy Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı, İstanbul
İVA Sanat

İVA Sanat tarafından Hayat Holding ve Hayat Finans’ın katkılarıyla gerçekleştirilen Sanatta Hayat Var II. Karma Sergi, farklı disiplinlerden sanatçıları 7–19 Ekim 2025 tarihleri arasında Ortaköy Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda bir araya getirdi. Resim, heykel, illüstrasyon, fotoğraf, enstalasyon ve yeni medya üretimlerinden oluşan sergi, tarihî mekân ile çağdaş sanat arasında çok katmanlı bir karşılaşma kurdu. 

Selçuklu İzleri: Hamam Duvarlarında Zamanın Yankısı

Melis Arslan sergide; Anadolu uygarlıklarının simgesel belleğini, Selçuklu figürlerini, mitolojik anlatıları ve çağdaş insanın kırılganlıklarını bir araya getiren seçilmiş eserleriyle yer aldı.

Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan Hüsrev Kethüda Hamamı’nın taş yüzeyleri ve kubbeli mimarisi, Arslan’ın yapıtlarında tekrar eden hafıza, beden, eşik, bakış ve dönüşüm kavramlarıyla güçlü bir ilişki kurdu. Tarih boyunca arınma, karşılaşma ve bedensel dönüşüm alanı olarak kullanılan hamam, eserlerin yalnızca sergilendiği bir arka plan değil; yapıtların anlamına katılan yaşayan bir hafıza mekânına dönüştü. 

Sanatçının sergide yer alan Karatay Kalbi ve Karatay Kızları – Tek Göz adlı terrakotta çalışmaları, Selçuklu çinilerinden tanıdık yüzleri çağdaş beden ve ilişki biçimleri üzerinden yeniden yorumlar. Birbirine yaslanan profiller, ortaklaşan bakışlar ve figürler arasında oluşan negatif boşluklar; aidiyet, kardeşlik, korunma ve içsel hafıza kavramlarını görünür hâle getirir. 

Len Terani, kalabalık hâlde aynı yöne eğilen insan figürleri üzerinden günümüz insanının dikkatini ve görme biçimini sorgular. Ekrana yönelen bakışlarla yukarıdan gelen altın ışık arasındaki karşıtlık, kutsal olanı göremeyecek kadar meşgul hâle gelen çağdaş insanın durumuna işaret eder.

Tarot serisinden Asalar Altılısı ve Asalar Onlusu ise evrensel arketipleri Anadolu mitolojisi, Şahmeran anlatısı, Selçuklu geometrileri ve kadın figürleriyle yeniden kurar. Bu eserlerde tarot kartı yalnızca bir kehanet nesnesi olmaktan çıkar; bireysel deneyim ile kolektif hafıza arasında açılan simgesel bir eşiğe dönüşür. 

Melis Arslan’ın sergideki seçkisi, geçmişe ait imgeleri olduğu gibi tekrar etmek yerine onları bugünün bedenleri, kaygıları ve düşünme biçimleri içinde yeniden dolaşıma sokar. Tarihî hamamın duvarları arasında Karatay yüzleri, mitolojik varlıklar, altın yarıklar ve ortak bakışlar; geçmiş ile şimdi arasında sessiz fakat süreklilik taşıyan bir diyaloğa dönüşür.


Sergilenen seçilmiş eserler

Karatay Kalbi
Pişmiş toprak rölyef

Karatay Kızları – Tek Göz
Pişmiş toprak heykel

Len Terani — Beni Göremezsin
Pişmiş toprak rölyef ve altın varak

Asalar Altılısı / Six of Wands
Anadolu Tarot Serisi

Asalar Onlusu / Ten of Wands
Anadolu Tarot Serisi


Sergi bilgileri

Sergi: Sanatta Hayat Var II. Karma Sergi
Sanatçı seçkisi: Selçuklu İzleri: Hamam Duvarlarında Zamanın Yankısı
Tarih: 7–19 Ekim 2025
Mekân: Ortaköy Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı, Beşiktaş, İstanbul
Düzenleyen: İVA Sanat
Katkılarıyla: Hayat Holding ve Hayat Finans
Katılımcı sanatçı: Melis Arslan

Sergide toplam 48 sanatçı yer aldı ve iki haftalık gösterim süresince 2.500’ün üzerinde ziyaretçi ağırlandı.


Len Terani "Beni Göremezsin"

Len Terani – Göremeyecek Kadar Meşgulüz

Pişmiş toprak rölyef, oksit patina ve altın varak

Kalabalığın başları aynı açıyla aşağı eğilmiş; her yüz, avucundaki ekrana doğru kapanır. Üstte yarılmış altın bir daire ve o yarığa doğru uzanan tek bir altın kol… Eserde “Len terani” (Arapça: لن ترانی / “Beni göremezsin”) sözü, bir yasak değil bir durum tespiti olarak okunur: Kutsal saklı değil; biz bakmadığımız için görünmez. Başını kaldırabilen tek kişi, ışığa doğru yol bulur.

Tapestry


“Dokuma Çini – Karatay Kızı’nın Sessizliği”

Bu eser, kumaşın narin yüzeyinde yeniden vücut bulan bir çinidir. 60×60 cm boyutlarında, pamuklu desenli kumaşlar ve organze katmanlar üzerinde yükselen bir hayaldir bu: Karatay Kızı’nın yüzyıllar öncesinden bugüne taşan bakışı…

Selçuklu çinilerinin geometrik sonsuzluğundan esinlenerek kare içinde kare olarak kurgulanan bu kompozisyon, Süleyman Mührü sembolizmiyle içsel bir merkezi işaret eder. Her bir kare, bir sınır değil; bir geçittir. Ve o geçitlerin tam ortasında, suskun ama her şeyi gören bir yüz yer alır.

Bu yüz, kadim bilgeliği taşıyan bir dişiliği temsil eder. Ne tamamen dünyevidir ne de tamamen kutsal. Karatay Medresesi’nin yeşil sessizliğiyle konuşur, ama bu kez seramik değil kumaş dile gelir. Çünkü bu eser, çiniyi seramikten ayırır; ona dokunur, yumuşatır, sarar.

Organze kumaşın saydamlığı, hem geçmişi hem bugünü aynı anda gösterir. Dikiş izleri görünmezliği taşırken, her bir tutturma noktası zamanın izini sabitler. Eser, kumaşla bedenlenen bir dua, bir desenin yüz haline gelmiş hâlidir.




Melis Arslan, suyun yaşam, dönüşüm ve hafızayla ilişkisini araştıran Yaşamın Döngüsü karma sergisine Çatlayan Çiniadlı eseriyle katıldı. Karatay Kızı, parçalanmış çini yüzeyi ve suyu taşıyan kap üzerinden şekillenen eser; su kaybını aynı zamanda kültürel hafızanın ve dişil belleğin kırılması olarak ele alır. Sergi, 2–30 Ekim 2025 tarihleri arasında Devridaim Enstitüsü, Kadıköy’de gerçekleşti. 

Yaşamın Döngüsü

Karma Sergi
2–30 Ekim 2025
Devridaim Enstitüsü, Kadıköy, İstanbul

Devridaim Enstitüsü’nün ilk karma sergisi olan Yaşamın Döngüsü, suyun yaşam, dönüşüm, hafıza, kırılganlık ve yeniden oluşum gibi farklı anlam katmanlarını araştıran 13 sanatçının çalışmalarını bir araya getirdi. Sergi 2 Ekim 2025 tarihinde açıldı ve 30 Ekim 2025’e kadar Devridaim Enstitüsü’nün Kadıköy’deki üretim alanında izleyiciyle buluştu. 

Melis Arslan sergiye, Suyun Laneti başlıklı araştırma serisi kapsamında ürettiği Çatlayan Çini adlı çalışmasıyla katıldı.

Çatlayan Çini: Su, Beden ve Hafızanın Kırığı

Bir çini çatladığında yalnızca yüzeyi kırılmaz; taşıdığı hikâye, geçmiş ve kültürel hafıza da parçalanır.

Çatlayan Çini, suyun giderek azaldığı bir dünyada bedenin, kültürün ve belleğin geçirdiği kırılmayı ele alır. Eserin merkezindeki Karatay Kızı figürü, Anadolu’nun dişil hafızasını ve geçmişten bugüne taşınan sessiz tanıklığı temsil eder. Onu çevreleyen mavi çini alanı artık kusursuz ve bütün bir yüzey değildir; parçalanmış, çatlamış ve hafızasını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.

Figürün iki yanında yer alan benekli mitolojik varlıklar, hem koruyucu hem de tehditkâr bir eşik oluşturur. Merkezdeki kap ise suyu, bedeni ve hafızayı taşıyan bir hazne olarak belirir. Kabın altında devam eden mavi alan, yaşamın hâlâ sürdüğünü; ancak bu sürekliliğin kırılgan ve sınırlı hâle geldiğini hatırlatır.

Eserin düşünsel arka planında Şahmeran’ın hamamda öldürülmesi anlatısı bulunur. Şifa ve bilgeliğin temsilcisi olan Şahmeran’ın suyla ilişkilendirilen bir mekânda yok edilmesi, doğayla kurulan bağın koparılmasının simgesine dönüşür. Kuruyan sular, kapanan hamamlar ve çatlayan çiniler yalnızca fiziksel bir kaybı değil, ortak bir kültürün ve kolektif belleğin silinmesini de ifade eder.

Çatlayan Çini, suyu yalnızca doğal bir kaynak olarak değil; bedenleri, hikâyeleri ve kuşakları birbirine bağlayan canlı bir hafıza olarak ele alır. Çatlak ise bir son olmaktan çok, kaybın görünür hâle geldiği ve yeniden hatırlamanın başlayabileceği bir açıklıktır.

Eser künyesi

Melis Arslan
Çatlayan Çini, 2025
Dijital illüstrasyon
30 × 40 cm
Suyun Laneti serisinden

Sergi: Yaşamın Döngüsü Karma Sergisi
Tarih: 2–30 Ekim 2025
Mekân: Devridaim Enstitüsü, Kadıköy, İstanbul

Dreams in Pera Palace

Pera Palace Hotel, İstanbul — 26–29 Nisan 2025

Melis Arslan’ın resim, tekstil ve terrakotta eserlerinden oluşan seçkisi; Anadolu’nun simgesel belleğini, dişil figürleri ve ortak kimlik kavramını çağdaş bir anlatımla bir araya getirdi. Sergi, Luna Grande Art Gallery organizasyonuyla Pera Palace Hotel’in Galata Fuaye ve Galata Salonu’nda gerçekleşti.


Dreams in Pera Palace

Pera’da Düşler

Kişisel Sergi / Sanatçı Sunumu
Açılış: 26 Nisan 2025, 18.00
Sergi tarihleri: 27–29 Nisan 2025
Mekân: Pera Palace Hotel, Beyoğlu, İstanbul

Melis Arslan’ın Dreams in Pera Palace başlıklı sergisi, Anadolu’nun mitolojik ve simgesel belleğini çağdaş bir yorumla yeniden kurduğu Anadolu Tarot Serisinden seçilmiş eserleri bir araya getirdi. Sanatçının duyurusunda serinin Pera Palace’ta 27–29 Nisan tarihlerinde ilk kez izleyiciyle buluşacağı belirtilmişti. 

Serginin gerçekleştiği Pera Palace Hotel, 19. yüzyılın sonunda Orient Express yolcularını ağırlamak amacıyla inşa edilmiş; neoklasik dış cephesi ile Doğu ve Batı estetiklerini buluşturan iç mimarisi sayesinde İstanbul’un simgesel hafıza mekânlarından birine dönüşmüştür. Bu tarihsel atmosfer, Melis Arslan’ın geçmiş ile bugün, kişisel hafıza ile kolektif bellek arasında kurduğu sanatsal diyaloğa doğal bir zemin oluşturdu.

Pera’da Düşler: Geçmişten Geleceğe Açılan Kartlar

Tarot kartları çoğu zaman geleceği öğrenmeye yönelik kehanet nesneleri olarak görülür. Melis Arslan’ın çalışmalarında ise tarot, geleceği haber veren kapalı bir sistem olmaktan çıkar; geçmişten taşınan arketiplerin, kültürel imgelerin ve bastırılmış hafızaların yeniden okunabildiği görsel bir arşive dönüşür.

Sanatçı, evrensel tarot sembollerini Anadolu’nun mitolojik belleğiyle buluşturur. Selçuklu çinilerinin geometrik düzenleri, Karatay figürleri, Şahmeran anlatısı, koruyucu hayvanlar, yıldızlar ve bitkisel motifler kartların geleneksel anlamlarına eklemlenir. Böylece her kart, Batı kökenli bir kehanet imgesi ile Anadolu’nun kadim sembol dünyası arasında kurulan yeni bir geçiş alanı hâline gelir.

Asalar artık yalnızca güç, mücadele ya da hareket sembolleri değildir. Sanatçının görsel dilinde kimi zaman Şahmeran’ın bedeniyle, kimi zaman koruyucu bir varlıkla, kimi zaman da kişinin taşıdığı görünmez yüklerle birleşir. Zafer, dışarıdan kazanılan bir üstünlükten çok içsel bir dönüşümü; yük ise yalnızca bedensel bir ağırlığı değil, kuşaklardan aktarılan ortak hafızayı temsil eder.

Sergide tekrar eden kadın figürleri, edilgen karakterler olarak değil; bilgiyi, sezgiyi ve dönüşümü taşıyan merkezî varlıklar olarak belirir. Selçuklu sanatından esinlenen yüzler, belirli bir tarihsel kişiyi temsil etmekten çok, zamanlar arasında dolaşan kolektif bir dişil hafızaya işaret eder.

Pera Palace’ın yolculuklar, karşılaşmalar ve farklı kültürler arasında geçişlerle şekillenen tarihsel kimliği, sergideki tarot kartlarının eşik duygusuyla birleşir. Otelin geçmişiyle sanatçının imgeleri arasında kurulan bu ilişki sayesinde sergi mekânı yalnızca eserlerin yerleştirildiği bir fon olmaktan çıkar; geçmiş ile gelecek arasında açılan simgesel bir kapıya dönüşür.

Dreams in Pera Palace, izleyiciyi geleceğini öğrenmeye değil, geçmişten taşıdığı sembolleri yeniden hatırlamaya davet eder. Burada her kart bir cevap sunmaktan çok yeni bir soru açar:

Hangi imgeler bize aittir, hangilerini miras alırız ve geçmişin sembolleri bugünkü hikâyemizi nasıl biçimlendirir?


Sergi bilgileri

Sergi adı: Dreams in Pera Palace / Pera’da Düşler
Sanatçı: Melis Arslan
Sergi türü: Kişisel sergi ve sanatçı sunumu
Açılış: 26 Nisan 2025, saat 18.00
Ziyaret tarihleri: 27–29 Nisan 2025
Mekân: Pera Palace Hotel
Konum: Beyoğlu, İstanbul
Sergilenen seri: Anadolu Tarot Serisi
Teknik: Suluboya, mürekkep, dijital müdahale ve altın detaylar

Dreams in Pera Palace

Pera Palace Hotel, İstanbul — 27–29 Nisan 2025

Melis Arslan’ın Anadolu Tarot Serisinden seçilmiş eserleri, Pera Palace’ın tarihsel atmosferinde ilk kez izleyiciyle buluştu. Sergi; tarot arketiplerini Şahmeran anlatısı, Selçuklu çini geometrileri, Karatay figürleri ve Anadolu’nun simgesel belleğiyle yeniden yorumlayarak geçmiş ile gelecek arasında görsel bir geçiş alanı kurdu

Tales of Arcadia Fine Art & Music Festival

3–6 Ekim 2024
Wyndham Datça Perili Bay, Datça, Muğla

Tales of Arcadia, müzik, çağdaş sanat, performans ve doğayla ilişkili deneyimleri bir araya getiren disiplinlerarası bir sanat ve müzik festivalidir. Datça’nın Ege kıyısındaki doğal atmosferinde gerçekleştirilen festival; açık hava sanat yerleştirmelerini, görsel sanat üretimlerini ve müzik performanslarını tek bir deneyim alanında buluşturdu. 

Melis Arslan’ın They Shone Forever / Sonsuza Dek Parladılar başlıklı projesi, festivalin sanat açık çağrısı kapsamında seçildi. Organizasyon tarafından sağlanan üretim desteğiyle hayata geçirilen eser, 3–6 Ekim 2024 tarihleri boyunca festival alanında mekâna özgü bir yerleştirme olarak izleyiciyle buluştu.

They Shone Forever

Sonsuza Dek Parladılar

They Shone Forever, Amasya’nın Güzelce Kız ve Aynalı Mağara Efsanesinden hareketle üretilmiş iki figürlü bir tekstil yerleştirmesidir.

Efsaneye göre Güzelce Kız’ın güzelliği öylesine güçlüdür ki yüzüne bakanlar kendilerinden geçer. Bu nedenle genç kız yüzünü bir peçeyle gizlemek zorunda kalır. Babası, kızının yüzünü gördüğünde ayakta kalabilecek kişinin onunla evlenebileceğini ilan eder. Yalnızca cesur bir genç peçeyi kaldırmaya yaklaşır. İki gencin karşılaşmasıyla ortaya çıkan ışık ve enerji, onları aynı anda sonsuzluğa taşır. Söylencede bedenlerinin Aynalı Mağara’ya gömüldüğü ve mağaranın yüzeyinin Güzelce Kız’ın yüzü gibi güneş altında parladığı anlatılır. 

Melis Arslan, bu anlatıyı ölümle sona eren bir aşk hikâyesi olarak değil; bedenden ışığa, görünür olandan belleğe uzanan bir dönüşüm olarak yeniden yorumlar.

Yerleştirme karşılıklı konumlanan iki figürden oluşur. Güzelce Kız’ı temsil eden figürün yüzü, aynanın parçalı yüzeyiyle örtülüdür. Ayna, onun doğrudan görülemeyen güzelliğini temsil ederken izleyicinin kendi görüntüsünü de eserin içine taşır. Böylece Güzelce Kız’ın yüzüne bakmaya çalışan kişi, mitolojik figür yerine kendi parçalanmış yansımasıyla karşılaşır.

Karşısındaki figür, kalbini avuçlarının arasında taşıyan âşığı temsil eder. Bedende devam eden spiral biçim; yaşamı, ölümü ve anlatının kuşaklar boyunca tekrar ederek günümüze ulaşmasını simgeler. Kalbin sunulması, yalnızca romantik bir teslimiyet değil; bilinmeyene doğru atılan cesur bir adım ve kişinin kendi varlığını bütünüyle açmasıdır.

Figürler, rüzgârla hareket eden organze yüzeyler üzerine yerleştirilmiştir. Kumaşın her dalgalanışıyla bedenler birbirine yaklaşır, uzaklaşır ve yeniden karşılaşır. Eser bu hareket sayesinde sabit bir sahne olmaktan çıkar; iki figürün tamamlanamayan dansına dönüşür.

Aynanın ışığı çoğaltması, organzenin neredeyse görünmez hâle gelen şeffaflığı ve yünün bedensel dokusu arasında kurulan ilişki, efsanedeki ani aydınlanmayı yeniden üretir. Figürler fiziksel bedenlerini kaybetmiş olsalar da ışıkta, harekette ve onları tekrar anlatan bellekte varlıklarını sürdürürler.

Onlar yok olmadılar.
Bedenin sınırından çıkarak ışığa dönüştüler.
Ve sonsuza dek parladılar.

Eser künyesi

Melis Arslan
They Shone Forever / Sonsuza Dek Parladılar, 2024
Alüminyum, organze, ayna, yün ve iplik
270 × 150 cm
Mekâna özgü hareketli tekstil yerleştirmesi

Etkinlik: Tales of Arcadia Fine Art & Music Festival
Tarih: 3–6 Ekim 2024
Mekân: Wyndham Datça Perili Bay
Konum: Emecik, Datça, Muğla
Proje durumu: Festival sanat açık çağrısı kapsamında seçilmiş ve üretim desteğiyle gerçekleştirilmiştir.

Bodrum Art Fair 2023

Herodot Kültür Merkezi, Bodrum — 6–9 Temmuz 2023

Melis Arslan, Bodrum Art Fair’e Galerie D’art La Visione seçkisi kapsamında Naif adlı organik malzemeli heykeliyle katıldı. Tel ve bağırsak kullanılarak oluşturulan eser; kırılgan bir bedenin geleneksel kalıplardan çıkarak sürekli değişen çevresine uyum sağlama çabasını, savunmasızlık ve dönüşüm kavramları üzerinden ele aldı. 

Bodrum Art Fair 2023

5. Bodrum Sanat ve Antika Fuarı — I. Edisyon
6–9 Temmuz 2023
Herodot Kültür Merkezi, Bodrum
Galerie D’art La Visione — Stant C13

Melis Arslan, 6–9 Temmuz 2023 tarihleri arasında Bodrum Herodot Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Bodrum Art Fair’e, Galerie D’art La Visione seçkisi kapsamında Naif adlı heykeliyle katıldı.

Çağdaş ve modern sanatın farklı disiplinlerini galeriler, sanatçılar ve koleksiyonerlerle buluşturan fuar; resim, heykel, fotoğraf, enstalasyon ve farklı malzeme araştırmalarından oluşan geniş bir seçkiye ev sahipliği yaptı. Arslan’ın organik malzeme, beden ve dönüşüm ilişkisini araştırdığı Naif adlı çalışması, fuarda galerinin C13 numaralı standında izleyiciyle buluştu. 

Naif

Naif, kötülüğe ve dünyanın sert gerçeklerine karşı savunmasız kalan bir varlığın devam eden dönüşümünü ele alır. Çevresine uyum sağlayabilmek için sürekli yenilenen figür, geleneksel biçimlerin ve kendisine dayatılan kalıpların dışına çıkmaya çalışır.

Eserin tel iskeleti üzerinde kullanılan bağırsak dokusu; kimi zaman esneyen, kimi zaman gerilen, incelen ve kırılganlaşan bir deri gibi davranır. Küçük organik parçaların birleşmesiyle oluşan beden, tamamlanmış ve değişmez bir form sunmaz. Kendini sürekli olarak yeniden kurar.

Bu dönüşüm sürecinde geçmiş ile gelecek arasındaki sınırlar belirsizleşir. Gelecekte alacağı biçim henüz oluşmadığı için figür yalnızca devam eden anda var olur. Geleneksel motifler ise yüzeyde açıkça tanımlanan semboller olarak değil, dönüşmekte olan bedenin içinde belli belirsiz ortaya çıkan kültürel izler biçiminde görünür.

Naif, kendi kalıbına sığamamanın yarattığı gerilimle ilgilidir. Yaşamdan kopmadan fakat dönüşümünü çoğunlukla yalnız sürdüren figür; kırılganlık ile dayanıklılık, savunmasızlık ile güç arasında salınır.

Kırılgan, güçlü, naif.
Henüz neye dönüşeceğini bilmeden varlığını sürdüren bir beden.

Eser künyesi

Melis Arslan
Naif, 2023
Tel ve bağırsak / Wire and gut
170 × 55 × 25 cm

Sergi: Bodrum Art Fair — 5. Bodrum Sanat ve Antika Fuarı
Galeri: Galerie D’art La Visione
Stant: C13
Tarih: 6–9 Temmuz 2023
Mekân: Herodot Kültür Merkezi
Konum: Bodrum, Muğla

Beyond the Borders: Aesthetics of Faces

Chang Kil-Hwan Art Museum, Güney Kore — 1 Ekim–30 Kasım 2022

Melis Arslan, yüz, kimlik ve içsel hafıza temalarını ele alan Beyond the Borders: Aesthetics of Faces başlıklı 3. Uluslararası Sanat Sergisi’nde Türkiye’den katılan sanatçılar arasında yer aldı. Gangneung’daki Chang Kil-Hwan Art Museum’da gerçekleşen ve 42 ülkeden 118 sanatçıyı bir araya getiren serginin ardından Arslan’ın çalışması müzenin kalıcı koleksiyonuna kabul edildi

Beyond the Borders: Aesthetics of Faces

3. Uluslararası Sanat Sergisi
1 Ekim–30 Kasım 2022
Fantapia M — Chang Kil-Hwan Art Museum
Gangneung, Güney Kore

Beyond the Borders: Aesthetics of Faces, yüz imgesini kimlik, hafıza, duygu ve insanın iç dünyası üzerinden ele alan uluslararası bir karma sergidir. Chang Kil-Hwan Art Museum’da gerçekleştirilen sergi, 42 ülkeden 118 sanatçının çalışmalarını bir araya getirerek farklı coğrafyalara, kültürlere ve anlatı geleneklerine ait yüzleri ortak bir sergi alanında buluşturdu. 

Serginin merkezinde yüz, yalnızca bireyin fiziksel görünüşünü temsil eden bir biçim olarak değil; kişinin taşıdığı geçmişi, bastırılmış duyguları, toplumsal kimliği ve görünmeyen benliklerini açığa çıkaran bir yüzey olarak konumlandırıldı. Katılımcı sanatçılar yüz imgesini kimi zaman gerçekçi, kimi zaman parçalanmış, soyutlanmış veya yeniden inşa edilmiş biçimlerde yorumladı.

Melis Arslan sergide, Anadolu’nun simgesel belleğinden ve tarihsel figürlerinden beslenen çalışmasıyla Türkiye’yi temsil eden sanatçılar arasında yer aldı. Sanatçının üretiminde yüz, belirli bir kişiye ait portreden çok, kuşaklar boyunca aktarılan ortak bir belleğin taşıyıcısıdır. Selçuklu ve Anadolu görsel kültüründen beslenen figürler; geçmiş ile bugün, bireysel kimlik ile kolektif hafıza arasında bir eşik oluşturur.

Arslan’ın sergide yer alan eseri, serginin ardından Fantapia M — Chang Kil-Hwan Art Museum’ın kalıcı koleksiyonuna kabul edildi. Böylece eser, geçici sergi süresinin ötesine geçerek Güney Kore’deki müze koleksiyonunun bir parçası hâline geldi. Müzenin aynı sergide yer alan seçilmiş sanatçı eserlerini koleksiyonuna kattığına ilişkin başka sanatçı kayıtları da bulunmaktadır. 

Bu koleksiyon kabulü, Melis Arslan’ın Anadolu’nun kültürel ve simgesel mirasını çağdaş bir görsel dille uluslararası alana taşıyan pratiğinin önemli duraklarından biridir.


Sergi bilgileri

Sergi: Beyond the Borders: Aesthetics of Faces
Etkinlik: 3rd International Art Exhibition
Tarih: 1 Ekim–30 Kasım 2022
Mekân: Fantapia M, Chang Kil-Hwan Art Museum
Şehir: Gangneung, Gangwon-do, Güney Kore
Küratör ve müze direktörü: Dr. Myung Tae-Sook
Katılım: 42 ülkeden 118 sanatçı
Sanatçı: Melis Arslan
Koleksiyon durumu: Chang Kil-Hwan Art Museum kalıcı koleksiyonu 

Eser adını, tekniğini ve ölçüsünü buraya eklemeliyiz:

Sergilenen eser: Karatay Girls
Teknik: Red clay Teracotta
Ölçü: 3 picses 54x30cm in frame
Yıl: 2022

Bodrum Art Fair

Herodot Kültür Merkezi, Bodrum — 23–28 Ağustos 2022

Melis Arslan, Bodrum Art Fair’in ikinci edisyonuna Abay Galeri seçkisi kapsamında Asalar Altılısı / Six of Wands adlı eseriyle katıldı. Çalışma, tarotun zafer arketipini Selçuklu çini motifleri ve Şahmeran figürleriyle yeniden yorumlayarak görünür başarı ile içsel dönüşüm arasındaki ilişkiyi araştırdı. 

Bodrum Art Fair — II. Edisyon

23–28 Ağustos 2022
Bodrum Belediyesi Herodot Kültür Merkezi, Konacık, Bodrum
Abay Galeri

Melis Arslan, Bodrum Art Fair’in ikinci edisyonuna Asalar Altılısı / Six of Wands adlı suluboya ve guaj çalışmasıyla katıldı. Bodrum Belediyesi Herodot Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, klasik, modern ve çağdaş sanattan resim, heykel, enstalasyon ve farklı görsel sanat üretimlerini bir araya getirdi. Arslan’ın eseri, fuarda yer alan Abay Galeri seçkisi kapsamında izleyiciyle buluştu. 

Asalar Altılısı: Zaferin Sessiz Dili

Asalar Altılısı, klasik tarot destesindeki zafer, tanınma, beğeni ve gurur kavramlarını Anadolu’nun mitolojik ve görsel belleği üzerinden yeniden yorumlar.

Geleneksel tarot kartında zaferle ilerleyen figür, Melis Arslan’ın yorumunda Selçuklu estetiğinden beslenen bir yolcuya dönüşür. Figürü çevreleyen asalar ise doğrusal ahşap çubuklar olarak değil, altın pulları ve kıvrımlı bedenleriyle Şahmeran figürleri şeklinde belirir. Böylece zafer, yalnızca dışarıdan alınan bir onay ya da görünür başarı olmaktan çıkar; sezgi, bilgelik ve içsel dönüşümle kazanılan daha sessiz bir gücü temsil eder.

Selçuklu çinilerinden esinlenen geometrik motifler, figürü tarihsel bir dekor içine yerleştirmekten çok, geçmiş ile şimdi arasında simgesel bir alan oluşturur. Şahmeranlar hem koruyucu varlıklar hem de yolculuğa eşlik eden içsel rehberlerdir. Onların kıvrılarak yükselen bedenleri, kişinin başarıya ulaşırken geçtiği dönüşüm aşamalarını ve taşıdığı kadim bilgiyi simgeler.

Bu eserde zafer, kalabalığın alkışıyla tamamlanan bir sonuç değildir. Kişinin kendi korkularını, geçmişini ve taşıdığı sembolleri kabul ederek ulaştığı içsel bir bütünlük hâlidir.

Zafer bazen yüksek sesle ilan edilmez.
Bazen yalnızca insanın kendi yolunda, kendi bilgeliğiyle ilerlemeyi sürdürmesidir.


Eser künyesi

Melis Arslan
Asalar Altılısı / Six of Wands, 2022
Kâğıt üzerine suluboya ve guaj
70 × 100 cm

Sergi: Bodrum Art Fair, II. Edisyon
Temsil: Abay Galeri
Tarih: 23–28 Ağustos 2022
Mekân: Bodrum Belediyesi Herodot Kültür Merkezi
Konum: Konacık, Bodrum, Muğla

Kitsch Camp İstanbul: Evolution of Icons

Uluslararası/Karma Sergi
5–7 Mayıs 2022
Atölye X Art Gallery, Karaköy, İstanbul

Kitsch Camp İstanbul: Evolution of Icons, sanat tarihinin kolektif hafızaya yerleşmiş ikonik figürlerini, güncel sanatın malzeme ve ifade olanaklarıyla yeniden ele alan bir karma sergidir.

Farklı disiplinlerden sanatçıların çalışmalarını bir araya getiren sergi; ikonik imgelerin tekrar üretildikçe nasıl dönüştüğünü, özgün bağlamlarından uzaklaşarak popüler kültürün, kişisel belleğin ve çağdaş kimliklerin parçası hâline gelişini araştırır. Kitsch, sergide yalnızca aşırılık veya dekoratif tekrar olarak değil; yüksek sanat ile gündelik kültür arasındaki sınırları bulanıklaştıran eleştirel bir alan olarak ele alınır.

Melis Arslan sergide Medusa’dan Başka Benler / Me Other Than Medusa adlı alçı heykeliyle yer aldı. Sanatçı, klasik mitolojinin çoğunlukla tekil, korkutucu ve cezalandırılmış bir kadın figürü olarak sunduğu Medusa’yı, parçalanmış ve çoğalmış bir benlik üzerinden yeniden yorumladı.

Heykelde Medusa yalnız değildir. Ana figürün içinde ve çevresinde beliren diğer yüzler; bastırılmış kimlikleri, farklı zamanlarda oluşan benlikleri ve insanın kendi zihninde taşıdığı görünmeyen kişilikleri temsil eder. Böylece Medusa, dışarıdan bakıldığında korku yaratan tek bir yüz olmaktan çıkar; içerisinde farklı sesleri, hatıraları ve olasılıkları barındıran çoğul bir varlığa dönüşür.

Eser, mitolojik bir ikonu yalnızca biçimsel olarak yeniden üretmek yerine, onu çağdaş kimlik, kadınlık ve içsel çoğulluk kavramları üzerinden yeniden kurar. Medusa’nın yılanlarla çevrili başı bu yorumda bir lanetin göstergesi değil; kişinin kendi içinde taşıdığı başka benlerin, bastırılmış seslerin ve dönüşme ihtimalinin mekânıdır.

Sergi, İstanbul Kültür Üniversitesi öğrencileri Gamze Nur Köse, Görkem Erdemir ve Sinem Alkanlar’ın küratörlüğünde, Atölye X Art Gallery’de gerçekleştirildi. Sergiden elde edilen gelirin Mor Çatı’ya aktarılması planlandı. 

Eser künyesi

Melis Arslan
Medusa’dan Başka Benler / Me Other Than Medusa, 2022
Alçı / Plaster
35 × 15 × 15 cm

Sergi: Kitsch Camp İstanbul: Evolution of Icons
Tarih: 5–7 Mayıs 2022
Mekân: Atölye X Art Gallery, Karaköy, İstanbul
Küratörler: Gamze Nur Köse, Görkem Erdemir, Sinem Alkanlar

Kitsch Camp İstanbul: Evolution of Icons

Atölye X Art Gallery, Karaköy — 5–7 Mayıs 2022

Melis Arslan, sanat tarihinin ikonik imgelerini güncel yorumlarla yeniden ele alan Kitsch Camp İstanbul: Evolution of Icons sergisine Medusa’dan Başka Benler adlı alçı heykeliyle katıldı. Eser, Medusa mitini tekil ve cezalandırılmış bir kadın figürü olmaktan çıkararak, insanın kendi içinde taşıdığı farklı kimlikler ve çoğul benlikler üzerinden yeniden yorumladı.

Melis Arslan
Medusa’dan Başka Benler / Me Other Than Medusa, 2022
Alçı / Plaster
35 × 15 × 15 cm

Cycle of Medusa

Melis Arslan, 2022
Saten üzerine süblimasyon baskı
65 × 65 cm

Medusa’nın Döngüsü, mitolojik bir figürün yüzyıllar boyunca tekrar edilerek yeniden üretilmesini ve her dönemde başka anlamlarla yüklenmesini ele alır. Medusa’nın yüzü; korku, ceza, güzellik, öfke ve korunma arasında sürekli dönüşen bir ikon olarak kompozisyonun merkezinde yer alır.

Dairesel kurgu, Medusa’nın hikâyesini doğrusal bir anlatı olmaktan çıkararak tekrar eden bir döngüye dönüştürür. Bakış, yılanlar ve çoğalan yüzler tek bir başlangıç veya son sunmaz; figürün geçmişten bugüne yeniden doğmasını temsil eder. Medusa bir kez daha görülür, yeniden yorumlanır ve başka bir kimlikle geri döner.

Eserin saten yüzeyi, ışığa göre değişen parlaklığıyla imgenin sabit kalmasını engeller. İzleyici hareket ettikçe yüzey ve görüntü de dönüşür. Süblimasyon baskının çoğaltılabilir yapısı ise Medusa’nın sanat tarihi, popüler kültür ve gündelik görsel dünya içinde sürekli yeniden üretilmesine gönderme yapar.

Bu çalışmada Medusa yalnızca antik mitolojinin cezalandırılmış kadın figürü değildir. Görünüşü sürekli değişen, farklı dönemlerin korkularını ve arzularını taşıyan; yok edilemeyen, tekrar tekrar geri dönen bir hafıza imgesidir.

Medusa’nın Döngüsü / Cycle of Medusa
65 × 65 cm
Saten üzerine süblimasyon baskı / Sublimation print on satin
2022

Medusa’nın yüzyıllar boyunca tekrar edilen yüzü; korku, güzellik, ceza ve korunma arasında dönüşen bir ikon olarak yeniden beliriyor. Dairesel kompozisyon, mitin bitmeyen tekrarını; ışıkla değişen saten yüzey ise kimliğin hiçbir zaman tamamen sabitlenemeyeceğini anlatıyor.

Kitsch Camp İstanbul: Evolution of Icons
Atölye X Art Gallery, Karaköy

Çerçeve uygulaması için @damcerceve’ye teşekkürler.
@x.atolye @kcistanbul

#MelisArslan #CycleOfMedusa #MedusanınDöngüsü #MedusaArt #ContemporaryArt #TextileArt #SublimationPrint #KitschCamp #EvolutionOfIcons #IstanbulArtExhibition

Anti-Art The Absence of Definition
Melis Arslan, an Istanbul-based artist featured in the exhibition, is a sculpture and ceramics teacher who received education from Marmara University, Beykent University, and Gazi University. Her artwork in the exhibit is based on a 15th-century Turkish-Oriental book, in which a figure’s head has numerous copies of their own head sprouting out. In Arslan’s work, Medusa’s head takes the place of the serpents, offering a unique interpretation of the original book’s theme.

Basın