Blog

iva sanat Galerisi 3. karma sergisi 2025

Tapestry


“Dokuma Çini – Karatay Kızı’nın Sessizliği”

Bu eser, kumaşın narin yüzeyinde yeniden vücut bulan bir çinidir. 60×60 cm boyutlarında, pamuklu desenli kumaşlar ve organze katmanlar üzerinde yükselen bir hayaldir bu: Karatay Kızı’nın yüzyıllar öncesinden bugüne taşan bakışı…

Selçuklu çinilerinin geometrik sonsuzluğundan esinlenerek kare içinde kare olarak kurgulanan bu kompozisyon, Süleyman Mührü sembolizmiyle içsel bir merkezi işaret eder. Her bir kare, bir sınır değil; bir geçittir. Ve o geçitlerin tam ortasında, suskun ama her şeyi gören bir yüz yer alır.

Bu yüz, kadim bilgeliği taşıyan bir dişiliği temsil eder. Ne tamamen dünyevidir ne de tamamen kutsal. Karatay Medresesi’nin yeşil sessizliğiyle konuşur, ama bu kez seramik değil kumaş dile gelir. Çünkü bu eser, çiniyi seramikten ayırır; ona dokunur, yumuşatır, sarar.

Organze kumaşın saydamlığı, hem geçmişi hem bugünü aynı anda gösterir. Dikiş izleri görünmezliği taşırken, her bir tutturma noktası zamanın izini sabitler. Eser, kumaşla bedenlenen bir dua, bir desenin yüz haline gelmiş hâlidir.



Len Terani "Beni Göremezsin"

Len Terani – Göremeyecek Kadar Meşgulüz

Pişmiş toprak rölyef, oksit patina ve altın varak

Kalabalığın başları aynı açıyla aşağı eğilmiş; her yüz, avucundaki ekrana doğru kapanır. Üstte yarılmış altın bir daire ve o yarığa doğru uzanan tek bir altın kol… Eserde “Len terani” (Arapça: لن ترانی / “Beni göremezsin”) sözü, bir yasak değil bir durum tespiti olarak okunur: Kutsal saklı değil; biz bakmadığımız için görünmez. Başını kaldırabilen tek kişi, ışığa doğru yol bulur.

Anti-Art The Absence of Definition
Melis Arslan, an Istanbul-based artist featured in the exhibition, is a sculpture and ceramics teacher who received education from Marmara University, Beykent University, and Gazi University. Her artwork in the exhibit is based on a 15th-century Turkish-Oriental book, in which a figure’s head has numerous copies of their own head sprouting out. In Arslan’s work, Medusa’s head takes the place of the serpents, offering a unique interpretation of the original book’s theme.

Basın